Genellikle kırık ve çatlaklar küçük restoratif prosedürlerle tedavi edilmektedirler. Fakat kırık parça, dişin kök yüzeyini de içine alıyor ise daha ayrıntılı tedavilere yol açabilir. Hatta diş kayıplarına kadar gidebilecek prosedürlere yol açabilmektedir. Çene yüz travmaları sırasında genellikle kırık olmasa bile ağır sarsıntı almış bir diş de, sinir damar paketi bundan müteessir olup canlılığını yitirebilmektedir. Bu açıdan sarsıntı görmüş dişlerin belki de aylarca canlılığı takip edilmelidir. Eğer canlılığını kaybeder ise kanal tedavisi uygulanması gerekecektir.

agiz cene ve yuz yaralanmalari  - Ağız, Çene ve Yüz Yaralanmaları

Dişlerin avulsiyonu diye isimlendirilen yerinden çıkması durumundaysa hızlı bir biçimde diş bulunup kuron kısmından tutularak tetkik edilmelidir. Üstüne yapışmış bilinmeyen maddeler steril bir sıvıyla temizlenmelidir. Bu prosedür esnasında katiyen kök kısmına temas ya da sarsıntı gelmemelidir. Daha sonra diş yuvasına gereğinden fazla kuvvet uygulamadan yerleştirilmeye çalışılmalıdır. Çene yüz travmaları ile ilgili olarak bu prosedür esnasında çokça gayret sarf etmeyi gerektirici bir durumla karşılaşılır ise hemen durmalı, diş süt veya steril bir sıvı içerisinde hızla diş doktoruna ulaştırılmalıdır. Müsait koşullarda doktora ulaşan avülse dişin, gerekli tedaviler sonrasında yerine reimplante edildiğinde kurtarılma şansı olabildiğince yüksektir.

Çene yüz travmaları sonrası kişinin ağzını açıp kapamasında güçlükler çekmesi, bu prosedür esnasında ağrı duyması, kulak civarında aksedilen ağrılar, öncelik olarak eklem çıkmasını düşündürür. Bu durumun öncelik olarak doktor tarafından değerlendirilmesi çok mühimdir. Bunun gibi durumlarda ise eklem çıkması değil de bir çene kırığı var ise, eklemi yerine oturtmak için yapılacak manevralar kırık parçaların birbirinden daha fazla uzaklaşmasına sebep olacak ve çevredeki sinir damar paketlerine zarar verebilecektir.